Kadınların hak arama eylemleri, kadın-erkek eşitliğinin her alanda yaşama geçirilmesine katkıda bulunmuş, insan hak ve özgürlüklerinin dünya genelinde önemsenmesine ve uygulanmasına yönelik umut verici adımların atılmasını sağlamıştır.
Böylelikle demokratikleşme süreci hızlanmış, kadınlar üretken ve yaratıcı güçleriyle üretime, yönetime ve yaşamın tüm alanlarına katılma olanağına kavuşmuştur.
Kadının toplumsal statüsünün yükseltilmesini Türkiye Cumhuriyeti’nin yüceltilmesiyle eşdeğer tutan Atatürk, devrimlerle kadınlarımızın çağdaş yaşam olanaklarından yararlanmalarının, iş dünyasında varlık gösterebilmelerinin ve siyasal yaşama etkin katılımlarının yolunu açmıştır.
Genç Türkiye Cumhuriyeti’ni erkeklerle omuz omuza kuran ve dönemin koşullarına göre birçok gelişmiş ülkede bile görülmeyen haklar elde eden Türk kadını bugün de sivil toplum örgütleri kanalıyla kadınların ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasal yaşamda hak ettiği yeri edinmesi ve cinsiyetten kaynaklanan eşitsizliğin tümüyle ortadan kalkması, için mücadeleye devam etmektedir.
Bu kapsamda, günümüz Türkiye’sine baktığımızda, hangi sektörde olursa olsun gerek kamu kurumlarının gerek özel şirketlerin yönetim kadrolarında pek çok kadın yönetici bulunmaktadır. Buna paralel olarak iş dünyasına yön veren kritik noktalarda da kadınların etkin görevler üstlendiklerini gururla görmekteyiz.
Dünya Kadınlar Günü, kadın haklarının kazanılmasında nereden yola çıkıldığının, hangi aşamalardan geçilerek bugünlere ulaşıldığının anımsanmasında ve bundan sonra daha iyiye ulaşılması için yapılması gerekenlerin değerlendirilmesi yönünden de büyük önem taşımaktadır.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününde tüm kadınlarımıza sağlık, başarı ve mutluluk dileklerimle en içten sevgi ve saygılarımı sunuyorum.
Yavuz ERKMEN
Vali